Oturum açOturum aç
Marka
Model
Fiyat
Çap
Yıl
Bulunduğu yer
Daha fazla
Seçiminiz

Seçiminiz

Seçiminiz

Aramanıza uygun sonuç bulunamadı
Seçiminiz

Aramanıza uygun sonuç bulunamadı
Seçiminiz

Aramanıza uygun sonuç bulunamadı
Genel Bilgiler
Saat Çeşitleri
Referans
Daha fazla…
Yeni/ikinci el
Stok bilgisi
Cinsiyete göre
Durum
Daha fazla…
Teslimat kapsamı
Özellikler & İşlevler
Çalışma şekli
Kasa tipi
Daha fazla…
Kadran
Daha fazla…
Cam
Daha fazla…
Fonksiyonlar
Daha fazla…
Kalınlık
Daha fazla…
Bezel malzemesi
Daha fazla…
Sayi kadranı
Su geçirmezlik
Daha fazla…
Diğer özellikler
Daha fazla…
Kordon
Kordon malzemesi
Daha fazla…
Ağ kalınlığı
Daha fazla…
Kordon rengi
Daha fazla…
Toka malzemesi
Daha fazla…
İptal et

Sıralama

Panerai Luminor 44 Sealand Panerai Luminor 44 Sealand 6-10 iş günü içinde gönderime hazır 55.375 TL NL 2016

Dalış Saatleri: Suyun Derinliklerindeki Dostunuz

Dalış saatleri sadece sualtında kullanılmaz. Saatseverler bu saatleri sağlamlıkları ve sportif görünümleri nedeniyle tercih ederler. Sualtında kullanılabilmeleri için kasanın içine su girmesini önleyecek önlemler alınmıştır.

Dalış saatlerinin ISO 6425/DIN 8306 normlarına göre taşıdığı özellikler:

  • En az 100 metreye (10 bar) kadar su geçirmezlik (dalış saatleri genelde 200 metreye (20 bar) kadar su geçirmezliğe sahiptir)
  • Bir dakikalık ve beş dakikalık markörlere sahip tek yöne dönen bezel
  • Parlayan ibreler ve markörler
  • İşlev kontrol mekanizması, örneğin parlayan saniye ibresi
  • Kapalı haldeki saat kordonu 1 dakika boyunca 40 kg yükü taşıyabilir

Saat Mekanizmasının Düşmanı: Su

Dalış saatleri başlangıçta dalgıçlar için özel üretilen bir ekipman olarak kabul görürken, günümüzde günlük hayatta da kullanılan bir aksesuar haline dönüşmüştür. İşlevsellikleri ve teknik üstünlükleri ve ayrıca oldukça sağlam olmaları bu saatlerin tercih edilmelerinin en büyük nedenidir. Saatlerin yüksek su geçirmezliği sadece bir lüks tasarım öğesi olmanın ötesinde saatin en büyük düşmanı olan suya karşı alınmış bir önlemdir.
Saatin kasasının içine su sızması neredeyse her zaman saatin mekanizmasının bozulmasıyla sonuçlanır. Saatin mekanizmasının hangi kaynaktan enerji aldığı suyun bu yıkıcı etkisi karşısında önem taşımaz. Mekanik saatlerin içine sızan su mekanizmanın aşınmasını önleyen mekanik yağın akmasına neden olarak saat mekanizmasının zarar görmesine neden olur. Quartz mekanizmalar enerjilerini pilden ya da güneş hücrelerinden alır. Suyla temas halinde her iki enerji kaynağının elektronik devreleri zarar görür ve saatin çalışması durur.
Bir saat sualtında kullanılacaksa en büyük sorun saatin kasasının mükemmel bir şekilde izole edilmesinin sağlanmasıdır. Tepe, arka kapak ve kadranın üstünde kullanılan cam saat kasasının zayıf noktalarıdır. Kronograf işlevli saatlerde kronometre işlevi için kullanılan düğmeler diğer bir zayıf noktayı oluşturmaktadır.
Dalış saatlerinin arka kapağı ve kurma tepesi kasaya vidalanır. Zamanı ölçme işlevine sahip kronograf modellerinde düğmeler de vidalanmış şekilde kasada yer alır. Vidalanmış parçalar plastik contalarla beraber dışa karşı kapalı bir sistem oluşturmasını sağlar. Normal saatlerde arka kapak kasaya baskı yöntemiyle sabitlenir ve mekanizmayı sadece su sıçramasına karşı koruyabilir. Kasanın su geçirmemesi için alınan önlemler de oldukça sınırlıdır.
30 metreye kadar su geçirmezliğe sahip saatleri yağmur yağarken ya da ellerinizi yıkarken rahatlıkla kullanabilirsiniz. Saatin 30 metre derinliğe kadar su geçirmediği bilgisi biraz yanıltıcıdır. 30 metreyle saatin 3 bar basınca kadar su geçirmez olduğu kastedilmektedir. Ancak yüzerken ya da biraz tazyikli su altında bu basınç değerine kolaylıkla ulaşılabilir. Su geçirmeyen bir saati sadece dalış yaparken değil jet ski, sörf ya da rafting yaparken kullanıp saatinizin su geçirmezliğini test edebilirsiniz.
Peki dalış saati nedir? Bir dalış saati ISO 6425 ya da DIN 8306 belirlenmiş tüm kriterleri karşılamalıdır. Her iki norm da çok sayıda kriteri içermektedir. Dalış saatinin 100 metreye kadar (10 bara kadar) su geçirmemesi belirlenmiş minimum derinliktir, ancak günümüzde üretilen dalış saatlerinde 200 metre (20 bar) standart değer haline gelmiştir.
Dakika ve beş dakika markörlerine sahip tek yöne dönen bezel, yüksek kaliteli bir dalış saatinde mutlaka bulunması gereken bir parçadır. Dalış saati sadece zamanı öğrenmenizi sağlamaz, ayrıca dalış sürenizi de takip edebilirsiniz. Dalış sürenizi ölçmek için bezelin sıfır markörünü yelkovanın pozisyonuna getirmelisiniz. Suyun altında bulunduğunuz süreyi bezelin dakika skalasını ve yelkovanı kullanarak takip edebilirsiniz. Bezel sadece saat yönünün aksine döndürülebilir. Bu sayede bezelin yanlışlıkla yeniden ayarlanmasıyla dalış süresinin uzaması önlenmiş olur. Dalış için kullanılan oksijen miktarı aynı kalır ve bu sayede denizin derinliklerinde havasız kalma riski önlenmiş olur.
Bu saatlerin tasarımında güvenlik en önemli faktörlerden biridir. Saatin kadranı su altında ışığın az olduğu yerlerde ve karanlıkta da rahatça okunabilir olmalıdır. Parlayan ibreler ve markörler bu amaçla kullanılmaktadır. Parlayan madde kullanılan saniye ibresi de sıklıkla kullanılan bir çözümdür. Bu sayede saatinizin çalışıp çalışmadığını karanlıkta da kontrol edebilirsiniz.
Dalış saatlerinin uyması gereken normlar arasında darbe korumayla ilgili düzenlemeler de bulunmaktadır. Saatler sıcaklık değişiklerinden ve manyetik alanlardan da belli bir değere kadar etkilenmemelidir. Dalış saatleri belirlenmiş normları karşılamak için farklı 20 kriteri karşılamak zorundadır.

Dalış Saati Satın Alırken Nelere Dikkat Edilmeli?

Dalış saatleri arasından seçim yapmak oldukça zordur. Neredeyse tüm önemli saat üreticilerinin dalış saati modelleri bulunmaktadır. Dalış saatleri farklı materyallerden üretilip ve değişik fiyat segmentlerinde satışa sunulmaktadır. Dalış saatleri belli normları karşılamak zorunda olduğu için saatlerin tasarımı da buna uygun olarak yapılmaktadır. Bu saatlerde bulunması gereken bezelleri sevmeyenler çok sayıdaki dresswatch modeli arasından beğenilerine uygun bir saat bulabilirler.
Dünyanın en ünlü dalış saati Rolex tarafından üretilen Submariner modelidir. Saatinin ününün bir kanıtı da çok sayıda markanın kendi dalış saatlerini bu modele benzetmeye çalışıyor olmasıdır. Ayrıca bu modele yönelik replika talebi de oldukça fazladır. Kullanılmış bir Submariner modeli satın alırken oldukça dikkatli olmalısınız. Kendi itibarının zedelenmesinden çekinen bir kurumsal satıcı sahte bir Rolex saati satışa sunmaz. Paslanmaz çelikten üretilmiş yeni bir Submariner saatin fiyatı yaklaşık 6.000 Euro'dur. Saatin altın varyasyonunun fiyatıysa 25.000 Euro'dur.
Blancpain tarafından üretilen Fifty Fathoms modeli saat çevreleri dışında fazla bilinen bir saat olmasa da Submariner ile benzer efsanevi bir üne sahiptir. Omega tarafından üretilen Seamaster ve Omega tarafından üretilen Superocean modelleri de 60 yıldan beri ilgiyle takip edilmektedir. Sivri köşeli bir tasarımı tercih ediyorsanız Audemars Piguet tarafından üretilen Royal Oak Offshore modeli sizin için ilginç olabilir.
Düşük fiyat segmentlerinde de yüksek işlevselliğe sahip kaliteli saatleri bulmak mümkündür. Kullanılmamış Sinn U1 modeli yaklaşık 1.800 Euro fiyatla satışa sunulmaktadır. Otomatik mekanizmalı kullanılmamış Longines Hydroconquest modelinin fiyatı 1.000 Euro düzeyindedir. Japon üreticiler tarafından satışa sunulan modellerin fiyatı daha da uygundur. Seiko ve Citizen mükemmel fiyat ve performans ilişkisine sahip çok sayıda modeli satışa sunmaktadır.
Bazı saatlerde oldukça katı kriterlere sahip ISO 6425 ya da DIN 8306 normlarını karşılamak yerine tasarım daha fazla ön plana çıkmaktadır. Nomos Ahoi bu saatlerden biridir. Bu model döner bezel başta olmak üzere bir dalış saatinde bulunması zorunlu olan bazı özelliklere sahip değildir. Ancak 200 metreye (20 bar) kadar su geçirmezliğe sahip bilinçli bir şekilde sade ve ince tasarlanmış Ahoi ile dalış da yapabilirsiniz. Büyük kasalı Panerai Luminor modeli de döner bezele sahip olmasa da su altında kullanılabilecek lüks bir saattir.
Hangi dalış saatinin sizin için uygun olduğunu araştırırken helyum valfli modeller mutlaka karşınıza çıkacaktır. Eğer denizin 200 metre derinliğinde yürütülen boru hattı inşaatında çalışmıyorsanız helyum valfine sahip bir dalış saati kullanmanız gerekmeyecektir. Bu derinlikte çalışırken helyum içeren özel bir gaz solumanız gerekir. Basınç odasındayken helyum alınan tüm önlemlere rağmen saatin içine sızar. Su yüzeyine çıkarken basınç düşer ve saatin içine giren helyumun yarattığı yüksek basınç nedeniyle saatin camı patlayabilir. Helyum valfi basınç farkının eşitlenmesini sağlar. Bu özellik sadece 500 m ve daha derin sularda kullanılacak saatlerde bulunur. Bu saatlerden bazıları şunlardır: Rolex tarafından üretilen Sea-Dweller, Omega tarafından üretilen Planet Ocean ve Ploprof ve Breitling tarafından üretilen Avenger II Seawolf.
Dalış saatinin su geçirmezliğini düzenli olarak kontrol ettirmeniz gerekmektedir. Su geçirmezliği konusunda garanti verilmeyen kullanılmış bir dalış saati almanız bu kontrolü mutlaka yaptırmalısınız. Dalış bilgisayarları yaygınlaştığı için birçok dalgıç bu saatleri bir ek güvenlik önlemi olarak kullanılmaktadır. Ancak yine de saatin hala su geçirip geçirmediği kontrol ettirilmelidir.

Dalış Saatlerinin Tarihçesi

İlk dalış saatini kim üretti? Bu soruya çok sayıda farklı yanıt verilebilir. Rolex, kurma tepesinin ve arka kapağın vidalandığı ve contalar kullanılarak suya karşı kasanın korunduğu sistemin patentini 1926 yılında almıştır. İngiliz Mercedes Gleitze, 1927 yılı Ekim ayında Manş Denizi'ni geçmeyi denediğinde Rolex Oyster modelini boynunda taşımaktaydı. Bu deneme Oyster'in saatlerce su geçirmeden kullanılabileceğini kanıtlamış oldu.
Denizin derinliklerinde kullanılmak üzere geliştirilen ilk saat Omega Marine modelidir. Marine, farklı büyüklüklerdeki iç içe geçmiş iki parçadan oluşan dörtgen kasa yapısı sayesinde su basıncına karşı dayanıklı bir tasarıma sahipti. Omega Marine, 1937 yılında su geçirmezliği resmi bir sertifikayla kayıt altına alınan ilk saat oldu. Saat 135 metreye kadar su geçirmezliğe sahipti.
1950'li yıllarda dalış saatlerinin su geçirmezliği 200 metreye kadar ulaştı. 1953 yılında Rolex tarafından üretilen Submariner ve Blancpain tarafından üretilen Fifty Fathoms modellerinin tanıtımı yapıldı. Bu iki modelin tasarımı ve teknik yapısı günümüzde de üretilen dalış saatlerini etkilemeye devam etmektedir. Her iki modelde de dalış süresini ölçmek için döner bezel bulunmaktaydı. İlk "gerçek" dalış saatinin Submariner mi yoksa Fifty Fathoms mı olduğu konusundaki tartışma günümüzde de devam etmektedir. 1957 yılında satışa sunulan Breitling'in Superocean modeli ve Omega'nın Seamaster 300 modelleri Rolex ve Blancpain tarafından üretilmeye başlanan dalış saatlerinin rakibi olarak saatçilik tarihindeki yerlerini aldılar.
Denizin altında yürütülen çalışmalarda sürekli artış olması nedeniyle dalış saatlerine olan talep de artış göstermiştir. Boru hatlarının inşaatı ya da petrol ve doğalgaz çıkarmak için kurulan offshore platformların inşaat çalışmaları bu talep artışındaki temel nedendir. Ayrıca sualtı komandoları için de dalış saatleri üretilmektedir. İlerleyen yıllarda milyonlarca kişinin hobisi haline gelen dalış sporu bu saatlere olan talebi arttırmıştır. Sağlam bir spor saati ve statü sembolü olan dalış saatleri günümüzde daha çok profesyonel dalgıç olmayan kişilerce kullanılmaktadır.

1950'li yıllarda üretilmeye başlayan modeller:

  • Rolex Submariner, ilk üretim tarihi 1953
  • Blancpain Fifty Fathoms, ilk üretim tarihi 1953
  • Omega Seamaster 300, ilk üretim tarihi 1957
  • Breitling Superocean, ilk üretim tarihi 1957